“CUMHURİYET’İN 100. YILINDA KADIN” OYUN YAZMA YARIŞMASI SONUÇLANDI

Devlet Tiyatroları, 1949 yılındaki kuruluşundan bu yana, Türk sanat hayatına önemli eserlerle katkıda bulunmuş; aynı zamanda yetiştirdiği yazar, oyuncu, yönetmen ve tasarımcılarla dünya tiyatrosunda önemli bir noktaya gelmiştir. Önce Ankara’da tek bir sahneden başlayan yolculuğu, dalları Anadolu’nun dört bir yanını sararak dev bir ağaca dönüşmüştür. Devlet Tiyatroları günümüzde 12’si yerleşik bölgede, 11 turne tiyatrosu olmak üzere 23 şehirde hizmet veren dünyada eşi benzeri olmayan bir kurumdur. Yılda ortalama 120 yeni oyunu seyircisiyle buluşturan ve bir önceki sezonlardan devam eden 200’e varan yapımla büyük bir sanat şöleni sunmaktadır.

Devlet Tiyatroları’nın kuruluş kanununda da yazdığı gibi, “Türk tiyatro sanatını geliştirmek, tanıtmak ve yaygınlaştırmak” için 73 yıldır dinmeyen bir coşku ve çabayla devam etmekte, çalışmalarını yurt içi ve yurtdışı turneleriyle, ulusal ve uluslararası festivallerle, başkent buluşmalarıyla ve Kamyon Tiyatro’yla pekiştirmeye çalışmaktadır. Dolayısıyla bir toplumun tiyatro sanatı içinde yol alırken birleştirici, kaynaştırıcı ve birbirini anlamasını sağlayıcı yanını bilincinde taşıyarak ilerlemektedir.

Devlet Tiyatroları uzun zamandır tiyatro sanatında “Kadın” temasını çok yönlü alanlarda ele almak için çeşitli çalışmalarda ve etkinliklerde bulunmuştur. Bunların arasında “Kadın Yazarlar”, “Kadın Yönetmenler” ve “Kadın Oyunları” konusunda yaptığı çalışmaları sayabiliriz. Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 100. yılı arifesinde ise "CUMHURİYET’İN 100. YILINDA KADIN" başlığı altında oyun yazma yarışması düzenlendi.

2023 yılında büyük coşkuyla kutlanacak olan Cumhuriyet’in ilan edilişinin 100. yılı adına düzenlenen bu yarışma ile kadının toplum içindeki yeri hakkında farkındalığı arttırmak, bağımsızlık yolunda verilen savaşlarda onları anmak, bilim ve sanat alanlarındaki başarılarını ve kadın sorunlarını geniş halk kitlelerine tiyatro sanatının eğitici ve öğretici özelliklerinden yararlanarak ulaştırmak ve tiyatro sahnelerinde öne çıkartmak, kadına verilen değeri yüceltmek; yerli yazarları ve eserleri teşvik etmek amacı güdülmüştür. Son katılım tarihi 31 Aralık 2021 olan yarışmaya 114 kayıtlı oyun başvurdu. Yarışmanın Seçici Kurul değerlendirme toplantısı Sayın Prof. Dr. Suat Nazmi ÖZTURNA başkanlığında 19-20 Mart 2022 tarihinde gerçekleştirildi. Burada Edebi Kurul Başkanı ve Devlet Tiyatroları eski Genel Müdürü Sayın Bozkurt KURUÇ’u rahmetle ve minnetle anmaktayız. Devlet Tiyatroları Edebi Kurul Üyelerinden oluşan Seçici Kurulu aşağıdaki gibidir:

Prof. Dr. Suat Nazmi ÖZTURNA Yeni Yüzyıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi

Mustafa KURT Devlet Tiyatroları Genel Müdürü, Oyuncu/Yönetmen

Prof. Dr. Tufan GÜNDÜZ Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü

Bengisu GÜRBÜZER DOĞRU Devlet Tiyatroları Başrejisörü, Oyuncu /Yönetmen

Ayşe Berna KONUR Devlet Tiyatroları Edebi Kurul Sanatçı Temsilcisi, Oyuncu/Yönetmen

Canan KIRIMSOY Devlet Tiyatroları Başdramaturg V.

Türk kadının sanat, bilim, savaşlardaki özverili, korkusuz ve cesur mücadelelerini tema, konu, dil, karakter, dramatik oyun yazımı tekniği, özgünlük ve amaca uygunluk açısından değerlendirilmesi sonucunda ödüle layık görülen eserler şunlardır:

Birincilik Ödülü

Abdullah ÖZTÜRK

HOLDEN’İN KÜLKEDİLERİ

İkincilik Ödülü

Nurten MERİÇER

NEVESER

Üçüncülük Ödülü

Mehmet YILMAZ

MÜZECİ

Birinci Mansiyon Ödülü

Elif KOÇ

HALET

İkinci Mansiyon Ödülü

Hüseyin ERDOĞAN

UMAY’IN ÇIĞLIĞI

Kendilerini kutlar, çalışmalarında, bundan sonraki sanat yolculuklarında başarılarının devamını dileriz.

Devlet Tiyatroları kadınlarımızın değerini ilk elden bilen bir sanat kurumu olarak, onların toplumsal ve sanatsal hayatımızda alnı açık bir şekilde var olmasını desteklemiştir. Pek çok oyunla kadınların yaşadığı sorunları anlatarak ortak bir ses oluşturmaya çalışmıştır. Ayrıca kadın oyuncu, yönetmen ve yazarların öne çıkmasına kanat gererek örnek olmuştur. Devlet Tiyatroları bir milletin ulusal ruhunun temelinin kadınların elinde olduğunun her zaman bilincinde olan bir sanat kurumu olarak sorumluluğunu önce sanatta kadın diyerek sunmuştur.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü olarak bizi yetiştiren analarımızı da saygı ve hürmetle anarak, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarından günümüze adını sayamayacağımız kadar çok kadınımızın toplumsal yaşamdaki katkılarına teşekkür etmeyi bir borç biliriz. Onların torunları olan bizlerin, bu kutsal vatan topraklarını geleceğe taşımak adına başlattığı onurlu yürüyüşü sürdürmeye devam edeceğiz.

Ödül töreni tarihi Nisan 2022 ayı içinde bildirilecektir.

 

YARIŞMADA ÖDÜL ALAN ESERLERİN KONULARI

BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ

YAZAN: ABDULLAH ÖZTÜRK

ESER ADI: HOLDEN’İN KÜLKEDİLERİ

KONU: Ayla babasından kaçarak eskiden bir tiyatro ama şimdi bir televizyon stüdyosu olan bir yere saklanır. Orada bir “Kukla” bulur. Kukla Ayla’nın “bilinçaltında birikmiş ve geçmişten günümüze kadar gelen bütün kadınların yaşanmışlıklarının” sesidir. Ayla kendisi, aile, toplum, geçmiş ve önyargılar ile çatışır. Oyunun içinde Ayla, Afife Jale, Bedia Muvahhit, Amelya takma adıyla sahneye çıkan Kadriye Hanım gibi hayalleri için mücadele eden kadınları canlandırır. Oyunculuğunun gelişmesi için çeşitli rollere girer.

 

İKİNCİLİK ÖDÜLÜ

YAZAN: NURTEN MERİÇER

ESER ADI: NEVESER

KONU: Meşrutiyetten Cumhuriyet’e uzanan dönemde ünlü operet bestecisi Muhlis Sabahattin’in (EZGİ) ailesi üzerinden yakın dönem müzik tarihine Muhlis Bey’in kız kardeşi besteci NEVESER KÖKDEŞ’in dramıyla bakan oyun, onun besteleri ile kurgulanmış bir müzikaldir. 1915-1947 yılları arasında geçen oyun eserleri ciddiye alınmayan, hayatında birçok zorlu evreler yaşamış olan bir kadının hayatını gözler önüne sermektedir.

 

ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ

YAZAN: MEHMET YILMAZ

ESER ADI: MÜZECİ

KONU: Kurtuluş Savaşı sırasında Fransız işgaline karşı mücadele veren Antep şehrinde ailesini ve yakınlarını kaybeden SABAHAT GÖĞÜŞ’ün babasının desteği ile okuyup arkeolog olması, Antep kentinin tarihi kültür mirasını müze olarak açarak koruması konu edilir. 1920-1990 yılları arasında geçen oyunda köylülerle, ağalarla, bürokratlara, müteahhitlere karşı mücadele eden SABAHAT GÖĞÜŞ’ün Cumhuriyet yıllarında hem bilim insanı hem de kadın olarak verdiği zorlu yaşam mücadelesi anlatılır.

 

BİRİNCİ MANSİYON ÖDÜLÜ

YAZAN: ELİF KOÇ

ESER ADI: HALET

KONU: Arkeolog HALET ÇAMLIBEL’in ilk kazısının öyküsü. 1949-1951 yılları arasında geçiyor. Almanya’da Berlin’de 1916’da doğan ve Hattuşaş'ın bulunduğu Boğazköy'de, stajyer olarak başladığı kazıları hayatı boyunca sürdüren Halet Çamlıbel, bilim dünyası tarafından “Hitit hiyerogliflerinin çözüldüğü yer” olarak tanınan Karatepe-Aslantaş Höyüğü'nde, Türkiye’nin ilk açık hava müzesini kurmuştur. Oyunda yerel halkın, idari makamların önyargılarıyla ve eşkıyalarla çevrili bir çevrede özel hayatındaki sıkıntılarla, endişeyle başa çıkmaya çalışan, mesleki idealizmi ve cesareti ile bir bilim kadını ve çevresini aydınlatmaya çalışan bir kadın portresi çizilir.

 

İKİNCİ MANSİYON ÖDÜLÜ

YAZAN: HÜSEYİN ERDOĞAN

ESER ADI: UMAY’IN ÇIĞLIĞI

KONU: Edebiyatçı olan Buket sahaflardan eski bir el yazmasına ulaşır. Bu yazma 1400 yıllarda Yıldırım Beyazıt’ın Timur’un esir olduğu dönemde oğullarına yazdığı bir mektuptur. Mektupta Beyazıt oğullarından, atalarının emaneti olan bir mahfazaya sahip çıkmalarını istemiştir. Buket mahfazaya da ulaşır. İçinde bir kartal kemiği vardır. Çocukların ve soyların koruyucusu UMAY’ın dolunayda bir gölün içinden kartal kemiğine üfleyerek ortaya çıkması ve yozlaşan değerleri düzeltmesi istenmektedir. Buket Umay’ı ortaya çıkarmak için arkadaşlarıyla göl kenarına gider. Umay ortaya çıkar ve Kurtuluş Savaşı’ndaki kadın kahramanlara tanıklık edilmesini sağlar. Buket yazamadığı kitabını da bu şekilde sonlandırabilecektir.